Genç Olmak: Memnuniyet Artıyor, Gelecek Hâlâ Belirsiz
Genç Olmak: Memnuniyet Artıyor, Gelecek Hâlâ Belirsiz
Türkiye’de gençlerin bugünkü ruh halini anlamak için yalnızca ekonomik göstergelere bakmak yeterli değil. Gençlerin kendilerini nasıl hissettikleri, gelecekten ne kadar umutlu oldukları, iş bulma kaygıları, dijital dünyadaki deneyimleri ve sosyal ilişkileri de bu tabloyu tamamlıyor.
Habitat Derneği ve Infakto RW tarafından hazırlanan “Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Araştırma Raporu 6”, 18-29 yaş arası gençlerin yaşam memnuniyetini, ekonomik durumunu, sağlık algısını, dijital yetkinliklerini ve gelecek beklentilerini kapsamlı biçimde ele alıyor. Raporun bulguları ise gençlerin iyi olma halinin hâlâ oldukça kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösteriyor.
Belirsizlikler İçinde “Anı Yaşama” Refleksi
Araştırmaya göre gençlerin %54’ü yaşamından memnun olduğunu söylüyor. Bu oran, 2023’e göre 8 puanlık bir artış anlamına geliyor. İlk bakışta olumlu görünen bu gelişme 2017’deki %71’lik seviyenin hâlâ çok gerisinde.
Daha dikkat çekici olan ise yaşam memnuniyeti ile gelecek umudu arasındaki fark. Bugün gençlerin yalnızca %45’i gelecekten umutlu olduğunu belirtiyor. Bir anlamda gençler, belirsizlikler içinde “anı yaşama” refleksi geliştiriyor: Bugünün içinde iyi hissetmeye çalışıyorlar, fakat yarına dair umutlarını aynı kolaylıkla kuramıyorlar.
İş Sahibi Olmak Yalnızca Gelirle İlgili Değil
Araştırmanın en güçlü bulgularından biri, gençlerin yaşam memnuniyetinde çalışma durumunun belirleyici rolü. Bir işte çalışan gençlerin %58’i yaşamından memnunken, iş arayan gençlerde bu oran %27’ye düşüyor.
Gelecek umudu söz konusu olduğunda fark daha da belirginleşiyor. Çalışan gençlerin %50’si, öğrencilerin %48’i gelecekten umutlu olduğunu söylerken, iş arayan gençlerde bu oran yalnızca %16.
Bu veriler, istihdamın gençler için sadece para kazanmak anlamına gelmediğini gösteriyor. İş, aynı zamanda düzen, aidiyet, öngörülebilirlik ve psikolojik güven duygusu sağlıyor. İş arama süreci ise gençlerin hem bugünkü yaşam memnuniyetini hem de gelecek beklentisini ciddi biçimde zayıflatıyor.
İhtiyaçlar Gelirin Önünde
Gençlerin aylık geliri 10.001–30.000 TL aralığındayken, ihtiyaç duyduklarını söyledikleri gelir 30.001–50.000 TL aralığında.
Bu fark, gençlerin %84’ünün ihtiyaç duyduğunu düşündüğü gelirin altında yaşadığını hissetmesine yol açıyor. Üstelik bu duygu yalnızca işsiz ya da öğrenci gençlerle sınırlı değil. Çalışan gençlerin de %75’i göreli yoksunluk yaşadığını belirtiyor.
Dijital Dünyanın Yerlileri, Yetkinlikte Geride Hissediyor
Araştırmaya göre gençlerin %95’i her gün internete erişiyor. En yaygın kullanılan platformlar arasında Instagram %83, WhatsApp %79 ile öne çıkıyor.
Ancak yoğun kullanım, dijital yetkinlik anlamına gelmiyor. Gençlerin yalnızca %28’i kendini dijital konularda yetkin hissediyor. Bu oran, 2023’e göre 14 puanlık bir düşüşe işaret ediyor.
Dijital dünya aynı zamanda gençler için her zaman güvenli bir alan da değil. Son bir yılda her dört gençten biri internette rahatsız edici mesaj aldığını, her beş gençten biri ise hesabının başkalarının eline geçtiğini belirtiyor.
Bu tablo, dijitalleşmenin yalnızca internete erişimden ibaret olmadığını gösteriyor. Gençlerin dijital araçları daha bilinçli kullanması ve çevrimiçi risklerle baş edebilmesi giderek daha önemli hale geliyor.
Peki Şimdi Neye Odaklanmalıyız?
2025 verileri bize gençlerin yalnızca ekonomik sıkışmışlıkla değil, aynı zamanda belirsizlik, güvensizlik ve gelecek kaygısıyla da mücadele ettiğini gösteriyor. Gençlerin yaşam memnuniyetini kalıcı biçimde artırmak için tek boyutlu çözümler yeterli görünmüyor.
Bugün sorulması gereken temel soru şu:
Gençlerin kırılgan memnuniyetini nasıl sürdürülebilir bir iyi olma haline dönüştürebiliriz?
Bu sorunun yanıtı yalnızca ekonomik desteklerde değil; gençlerin istihdama erişimini kolaylaştıran, dijital yetkinliklerini güçlendiren, psikolojik dayanıklılıklarını destekleyen ve sosyal bağlarını güçlendiren bütüncül politikalarda yatıyor.


