Her şey bir annenin, oğlunun gözlerindeki öğrenme ışığının sönmeye başladığını fark etmesiyle başladı. Biz, o endişeden doğan bir fikrin, binlerce gence ve çocuğa yayılan kolektif bir harekete dönüşmüş haliyiz. Bu bizim doğuş hikayemiz.

Kişisel Bir Hikâyeden Bir Gelecek Seferberliğine

Yıl 2017.

Kurucumuz Şule Yücebıyık, henüz ortaokulda olan oğlu Eren’in sınav sisteminin yarattığı ağır baskı altında ezildiğini fark etti. Her gün eve daha yorgun, daha isteksiz ve daha mutsuz geliyordu. Okul; sınav hazırlığı ve performans konularında sürekli baskı yapıyor; öğrenmeye olan merakı ve sevgisi gölgeleniyordu.

Eren’in okulu değişti ama sorun sistemdeydi. 

“Yaklaşık bir sene boyunca dünyadaki yeni nesil eğitim modellerini, pedagojiyi ve öğrenme yaklaşımlarını araştırdım. Gördüm ki, bu sorun sadece Türkiye’ye özgü değil, tüm dünyanın mücadelesiydi. Lise yıllarına gelen gençler; merak etme, sorgulama ve hayal kurma yeteneklerini kaybediyor, bilimin büyüleyici dünyasından soğuyorlardı. Eğitim sistemi, gençlerin zihnini gereksiz kaygılarla dolduruyordu.”

hikayemiz

Çözümün Adresi Netleşti: Gençlerin ve çocukların kendisi.


Aynı kaygıyı taşıyan ebeveynler, yeni yollar arayan eğitimciler ve sesini duyurmak isteyen binlerce gençle ve çocukla bir araya gelindi.

2018’de lise ve üniversite öğrencileriyle bir araya gelindi ve onlara kilit bir soru soruldu: “Sizi nasıl bir öğrenme ortamı mutlu ederdi?”

Cevaplar, yeni bir modelin DNA’sını oluşturdu. Gençler; rekabet yerine iş birliği yapabildikleri, ezber yerine proje üretebildikleri, kaygı yerine merakla hareket edebildikleri bir alan hayal ediyordu. Bu hayallerden, yeni bir “öğrenme platformu” doğdu.

Bilim Virüsü Yayılmaya Başlıyor

Bir annenin kişisel arayışıyla başlayan bu yolculuk, bugün binlerce gencin potansiyelini keşfettiği bir harekete dönüştü. Nisan 2018’de, tamamen kolektif bir ruhla ve ücretsiz olarak ilk öğrenme programımızı hayata geçirdik. O gün 50 öğrenciyle başlayan yolculuğumuz bugün 150 binden fazla gençle devam ediyor. 

Neden “Bilim Virüsü”?

Adımız Bilim Virüsü, çünkü misyonumuzu en iyi bu metafor anlatıyor: Bilimsel düşüncenin, merakın ve öğrenme tutkusunun faydalı bir virüs gibi gençler arasında yayılması, onları dönüştürmesi ve asla yok olmaması.