Yapay Zekâ Tek Tip İnsan İstiyor

Yapay Zekâ Tek Tip İnsan İstiyor

Günümüzde insan kaynakları süreçleri dijitalleşiyor; artık birçok şirket mülakat masasına yapay zekayı da oturtuyor. Algoritmalar saniyeler içinde binlerce özgeçmişi tarıyor, adayları puanlıyor ve “ideal” olanları ayıklıyor.

Ancak bu teknolojik devrimin ortasında sormamız gereken bir soru var:

Yapay zekanın “doğru aday” tanımı kime göre yapılıyor?

Harvard Üniversitesi’nden araştırmacıların yayımladığı “Which Humans?” (Hangi İnsanlar?) başlıklı çalışma, büyük dil modellerinin “ortalama insanı” değil; aslında çok daha dar bir grubu, yani Batılı, eğitimli, zengin ve demokratik (WEIRD) toplumların değer yargılarını merkeze aldığını kanıtlıyor.

Bu da demek oluyor ki yapay zekâ, dünyayı aslında çok belirli ve tek tip bir pencereden izliyor.

Peki, bu durum işe alımlarda nasıl bir tablo yaratıyor?

Yapay zeka destekli sistemler;

  • Kendini bireysel özellikleriyle öne çıkaranları, 
  • Havalı okullardan mezun, tek tip – analitik zihinleri,
  • Dijital dünyada ve İngilizce içeriklerde en çok iz bırakan profilleri “başarılı” kabul etme eğiliminde oluyor.

Oysa geleceğin dünyasında fark yaratacak o eşsiz yetenekler her zaman bu “parlak” filtrelerden geçemeyebilir. 

Belki de aradığınız en dayanıklı, meraklı ve çözüm odaklı aday; kendini pazarlama konusunda çok mahir olmayan, alışılmışın dışında bir kariyer patikası izlemiş veya sadece algoritmanın “standart dışı” bulduğu bir kültürel arka plandan gelen biridir. 

Yapay zekânın elediği o farklılık, aslında kurumunuzun en çok ihtiyaç duyduğu inovasyonun anahtarı olabilir.

Bilim Virüsü olarak 5 yılı aşkın süredir Türkiye’nin dört bir yanından yüz binlerce genç ile temas halindeyiz. Bu süreçte şahit olduğumuz gerçek çok net:

Potansiyel her yerdedir. Cinsiyet, kimlik, coğrafya veya sosyal statü tanımaz.

Ancak bu potansiyelin “görünür” olma şansı maalesef eşit dağılmıyor.

AI çağı bu eşitsizliği daha da artırıyor.

Yapay zeka, elindeki veriye bakarak en “popüler” olanı seçebilir. Ancak geleceği şekillendirecek olanlar, algoritmaların sunduğu hazır listelerin ötesine geçip, o kör noktalarda saklı kalan gerçek potansiyeli keşfedebilen şirketler olacak.

Bilim Virüsü ‘Yetenek Programları’ ile kurumların ‘AI filtrelerinin dışında kalan’ yetenekli gençlerle bağ kurmasını sağlıyoruz. 

Son olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi desteği ile gerçekleştirdiğimiz İZMİR Seninle NEET Gençlik Programı’na katılan 2-3 yıl süresince işe yerleşememiş 200 gençten 150’sinin İzmir’in önde gelen özel sektör kurumlarında işe yerleşmesi bunun bir kanıtı.

Algoritmalar sizi şirketinizin ihtiyacı olan yeteneklere ulaştıramayabilir. 

Gençlerle anlamlı bir bağ kurmak, yaratıcı ve yenilikçi yeteneklere ulaşmak istiyorsanız, gelin birlikte düşünelim.