Ben Kimim?

Bu içerik Geleceği Keşfedenler’den Sevim Dalgın tarafından hazırlanmıştır.

“Ben kimim?”

Bu soruyu herkes hayatının bir döneminde kendine sormuştur. Ancak doğru cevabı bulabilen oldukça az bir kesim vardır.

Peki sen kimsin? Kendini buldun mu? Bulamadıysan sorun değil, sana bu yolculukta eşlik edeceğim.

Öncelikle sen, ben ve bizim gibi birçok insan kendini arıyor. Bunu unutmamalı ve yalnız olmadığımızın farkına varmalıyız.

İlacımız, zaman.

  1. Adım: Akışına bırakmak

Zaman gerçekten de her şeyin ilacı. Akışına bırakmalıyız, çünkü kendimizi ararken dış dünyayla olan bağlantımızı kaybediyoruz. Bunun çözümü zamanla barışmaktır, bu nedenle zamanla savaşmamalıyız. Onunla dost olup, aynı safta olmalıyız. Bunun bize iyi geleceğine emin olabilirsiniz.

İkinci adıma geçiyorum.

  1. Adım: İnanmak

Dediğim belki çok klasik gelecek ancak gerçekten de çok doğru bir cümle olduğunu düşünüyorum. “İnanmak, başarmanın yarısıdır.” Zaten kendimizden başka neye inanabiliriz ki? Kendimize inanmak zorundayız.

İçimizdeki sese inanmalı ve ona güvenmeliyiz. Hislerimiz bizi yanıltmaz.

  1. Adım: Düşünmek

Düşüncelerimiz bazen ‘bizim’ düşüncelerimiz olmayabilir. “Etrafımızdaki insanların ortalamasıyız.” derler.  Düşüncelerimiz zincirlenmiş olabilir. Kimliğimizi bulduğumuzda bambaşka insana dönüşmek istemeyiz, öyle değil mi?

Dördüncü ve son adıma geçiyorum 🙂

  1. Adım: Zamanı Etkili Kullanmak

Evet, “Akışına bırakmalıyız.” diye belirttik ama bahsedeceğim konu o değil.

İçimizden ne gelirse onu yapmalıyız. Daha önce denenmemiş bir şeyi deneyebilir ya da ilgilenmediğimiz bir sanat ile ilgilenebiliriz. Belki de bu şekilde daha farklı yollar keşfedebiliriz. Kapanışı hepimizin bildiği, İbrahim Garip’in bir sözü ile kapatmak istiyorum.

“Bir düşünsene ölüp gidiyorsun ve Tanrı sana diyor ki, ben seni muhteşem bir keman virtüözü olarak yaratmıştım ama sen bir kere bile keman çalmayı denemedin.”

Sağlıklı uzun yıllarınız olsun.