İnsanlığın Zaman Yönetimi

Bu içerik Geleceği Keşfedenler’den Esma Nur Erciyas tarafından hazırlanmıştır.

Geçmişten günümüze insanlık için “zaman” önemli bir konu olmuştur. Peki zaman nedir? Bir iş içinde geçtiği, geçeceği ve geçmekte olduğu süre olarak tanımlanır. Başka bir deyişle zaman Hermann Bondi’ye göre saatlerin ürettiği şeydir. Zaman her gün ve her an yaşadığımız bir kavramdır. Öleceğini bilen tek canlı olan insan binlerce yıldır zamanı ölçmeye çalışır.

İnsanlık taş devrinin başlarından beri zamanı ölçmeye çalışıyordu ve güneşin aynı yönden doğup aynı yönden battığını keşfetti. Daha sonra gece ve gündüzün, yaz ile kışın belirli bir döngüde gerçekleştiğinin farkına vardı. 42.000 yıl önce Güney Afrika’da tarihin ilk takvimi icat edildi. Daha sonra takvimler yapılmaya devam etti. Ayrıca ilk takvimlerin hayvan kemiklerinin üzerine yapıldığı bilinmektedir.

Paleolitik devirde avcı toplayıcıların zamanın döngüsel olduğunu keşfetmesiyle zaman artık ölçülebilir hale gelmişti.

Işık, insan beynindeki biyolojik zamanı ayarlayan en önemli faktördür. İnsan beyni geçmiş dönemde gece ve gündüzü algılamaya ihtiyaç duyduğu için böyle bir sistem geliştirmiştir. Günümüzde insan beyni böyle bir sisteme ihtiyaç duymasa da beynimiz bütün hormonlarımızı bu sisteme göre salgılar.

Daha sonra 28.000 yıl önce avcı toplayıcılar ayın hareketlerini çizerek ay takvimini icat ettiler. Gerçek anlamda ilk ay takvimi ise İskoçya’da ortaya çıktı. Bundan 5.000 yıl önce Mısırlılar ilk güneş takvimini icat ettiler, yani Mısırlılar bugün kullandığımız takvimin temellerini attılar. Mısırlılar  Nil Nehri’nin taşma zamanlarını hesaplayabilmek için takvim yapma ihtiyacı hissettiler. Yaptıkları çalışmalarla güneşin hareketlerini gerçeğe yakın bir şekilde hesapladılar ve bir yılın 365 gün olduğunu buldular. Onların inancına göre güneş bir kayığa biniyor ve gece yeraltından yolculuğuna kayıkla devam ediyordu. Mısırlılar bu yolculuğu 12 saat olarak hesapladılar. Bu bilgi iki yıldız arasındaki süreye tekabül ediyordu.

Tıpkı takvimler gibi ilk saatlerde güneşi esas alarak üretilmiştir. Eski Mısır’da güneşin bir günlük hareketini 12 eş parçaya ayıran ilk güneş saatleri ortaya çıkmıştır. Bir günü 24 saate bölme fikri ise Antik Yunan filozoflarına aittir. Mısırlılar bir günü kendi içinde bölen ilk medeniyettir. Bir saatin 60 dakika olması fikri Sümerlerin bir mirasıdır. Sümerler 60 ve 12 sayılarına çok önem verirlerdi. Bu yüzden onluk sayı sistemi yerine altmışlık bir sayı sistemi kullandılar ve bir günü oluşturan saatlerin altmış dakika olması gerektiğini tam 4.500 yıl önce kayda geçirdiler.

Altmış matematikte üstün derece üstün bileşene sahiptir. 60’ın 12 çarpanı vardır. Ayrıca 1’den 6’ya kadar olan sayıların EKOKU’dur. Bu durum 60 ile 12 sayıları arasında bir ilişki yaratır ve zamanı bölmek için onluk sistemden daha kullanışlıdır. Bunun sebebi insan elinin 10 parmağından yola çıkacak olursak insanın baş parmağını kullanarak diğer parmaklarının boğumlarını saymasıyla ulaşılan sayının 12 olduğunu keşfettiler. Diğer elin beş parmağı ile çarpınca sonucun 60 olduğunu gördüler. Böylelikle yıllar önce bir saatin altmış dakika olduğunu buldular.

Güneş saatlerini; su saatleri, mum saatleri, kum saatleri, mekanik saatler, kuvars saatler, atom saatleri takip etmiştir. Böylelikle insanlık zaman kavramını biraz olsun anlamaya çalışmıştır.

KAYNAKÇA:

https://www.iienstitu.com https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/saatin-icadi https://tr.wikipedia.org/wiki/Saat