Ütopya

Bu içerik Geleceği Keşfedenler’den Fatmagül Kahramanoğulları tarafından hazırlanmıştır.

Ütopya nedir? Kafamızda nasıl canlandırırız ya da kime göre bir ütopya oluştururuz? Aslında “Ütopya” kavramını Thomas More “Ütopya” kitabında anlatmıştır. Bir şey veya durum kime göre mantıksız, tartışılır; ancak herkesin mutlu olduğu, huzurlu ve refah içinde bir toplum oluşturmak istiyorsak belki de Thomas More’un kafasında kurduğu ütopyayı uygulamalıyızdır.

Bir yerden başlamak gerekirse devlet kavramı ile başlamak gerekir. Devlet kavramı ve kişiler, başkanlarına hiçbir ayrıcalık yapmamalıdır. Halkın giydiği kıyafet hatta insanların oturduğu ev kalitesi bile eşit olmalıdır. Böylece devlet başkanları bencilce kararlar veremez. Küçük adımlarla da olsa adalet işlemeye başlar. Devlet başkanları da bu sayede insanlara örnek olur.

Bir yandan da insanların tek hayat amacı daha çok para kazanıp ailelerine ve kendilerine iyi bir hayat sunmak olmamalıdır. İnsanlar kendilerini ve ailelerini mutlu etmeyi hayat amacı olarak benimsemelilerdir. Bu düşünceyle hareket edilir ise eğer özel mülkiyet anlayışı ortadan kalkar.  Gösteriş ise eşitliğin önünde büyük bir engeldir ve bunun önüne de bu sayede geçilir. Örneğin, herkesin aynı kıyafeti giymesi saçma olabilir ancak aynı kalitede kıyafetlerin giyilmesi daha mantıklı olabilir. Bu düşüncem ev ve eşyalar için de geçerlidir. Sonuç olarak insanlar zevklerini, özgürce düşüncelerini ve fikirlerini belirtme hakkına sahiptir. İnsanlar kendi tercihini yapabilme hakkına sahiptirler.

Din konusunda ise devlet otoritesi olmadan her dine eşit şartlar sağlanmalı, her dine saygı duymalıdır. Çünkü insan özgürce düşünme hakkına sahiptir. Eğitim konusunda da, her alanda uzman kişiler yetiştirilmelidir. Devlet kendi kendine yetmeyi bilmelidir. Böylece kitapta da bahsedildiği gibi herkes tarım alanında çalışmak zorunda olmayacaktır. Bir yandan da kitapta bahsedildiği gibi ülke sınırları kontrol altında tutulmalıdır.

Yani, kısaca eşitlik önemlidir ama eşitlik için insanların özgürlüğüne karışılmamalı, tercihlerine saygı duyulmalıdır.

Kendi ütopyamı Thomas More’un ütopyasıyla kıyaslayacak olursam eğer benzer ütopyalar olduğunu söyleyebilirim. Tek düşüncem şudur ki; eşitlik için insanların özgürlüğüne karışılmamalı, adalet  işlenmelidir.