10 Maddede Yaratıcılık

Bu içerik Geleceği Keşfedenler’den Sibel Yıldırım tarafından hazırlanmıştır.

Öncelikle “Bir kutunun dışında düşünmek” olarak tanımlanan yaratıcılığı, salt sanatçılara özgü bir yetenek ya da işlerinin getirisi olarak düşünmekten vazgeçmelisiniz. Yaratıcılığın inovatif bir mühendisten tutun, iyi bir partner olmaya kadar rolü olduğunu ve sürekli gelişen dünyada kaçınılmaz bir şey olduğunu unutmayın. Yaratıcılığımızın kişiliklerimizle yakından ilişkisi olsa da Vincent van Gogh, Salvador Dalí, Jackson Pollock gibi sanatçıların kişiliklerini inceleyerek bir sonuca varmamız bir hayli zahmetli olur. Yaratıcılığımızı fark etmemiz ve keşfetmemiz için 10 maddede yaratıcılık listesi derledim. Gelin bu maddelere birlikte bakalım.

  1. Yaratıcılık dediğimizde aklımıza gelen ilk kelimelerden biri “ilham”dır. Günümüzde ilgili alanlara ulaşmamız bir arama butonu kadar ulaşılabilir ve kolay. Bu yazıyı yazarken de örnek aldığım konuşma ve  yazıların olduğunu da varsayarak ilk maddeyi eklemek istiyorum. Farklı insanların ürettiklerini takip etmek, ilham almak kopya çekmek değildir. Özellikle üretmek konusunda yeni adım atıyorsanız taban oluşturmak ve taban üzerine kendi eklemelerimizi yaparak ilerlemek, yaratıcılığımızı körükleyen bir sistem olabilir. (Burada bahsedilen “taban” hazır bir konu, şablon ve örnekler vb. olabilir)
  2. Hızlı ilerleyen hayatımızda durup duygularımızla yüzleşmek çok zahmetli gelebiliyor. Bu maddede üstünde duracağımız kelime “farkındalık” olacak. Unutmayın ki, kâğıtla başbaşa kaldığımızda  sadece kendi duygularımızı üstlenmemiz gerekiyor. Örneklendireceğim yöntem; yazı, görsel sanat gibi duyguların rol oynadığı alanlarda üretirken kendimize “Sen nasılsın” diye sormak. Ardından kalemi kaldırmadan cevaplarımızı kâğıda -ya da tercih edilen araca- aktararak cesur kalemin yapabileceklerini görmektir. Süreç içerisinde sadece kendimize yönelttiğimiz soruya odaklandığımızda sonuçlara şaşırabiliriz.
  3. Rahatsızlıklarımızı tespit etmek tutkularımızı tespit etmekten daha kolaydır. Sanatçılar da rahatsızlıklarından beslenerek sorunlar ve problemlere eleştiri getirirler. Rahatsızlıkları beynimizin görmeyeceği tarafa attığımız hayatımızın aksine bu madde eserde bize yansıtma cesareti veriyor. Aynı zamanda sanat terapisinde de kullanılan bu yöntem, eleştiri yelpazemizin ne kadar geniş olduğunu da bizlere gösterir.

  1. Hem zihinsel hem fiziksel materyal çeşitliliğini arttırın. Günümüzdeki yaratıcılık disiplinlerarası ilişkiye önem vermeyi kapsıyor. Gittikçe ayrılamayacağımız bir hâl alan teknoloji ve kökümüz olan doğa birbirinden esinlenirken, yenilikler birçok farklı alanın uyumlu bir bütünlük kazanmasıyla ortaya çıkıyor. Sanat için de geçerli olan bu madde aynı zamanda 5 duyu organının deneyimlerini, renk ve boyutlara önem vermeyi de barındırıyor.
  2. Not almaya zaman ayırın. Sürekli yanınızda bulunduracağınız defterinize gün içerisinde beğendiğiniz/rahatsız edici bulduğunuz durum veya görsel öğeleri, yerleri hatta arkadaşınızla sohbet ederken size önerdiği yazarı not alın. Kâğıtta daha az kaotik biriktirebileceğiniz fikirlerin üzerinden geçerken çalıştığınız eserle bağlantı kurmayı deneyin. En önemlisi ise fikirlerinizi elemeyin onları sayfalardaki hayali dolaplara kaldırın çünkü bir sonraki eserinizin ismi o sayfada yazıyor olabilir.
  3. Daha düşünmediğimiz fikirleri ortaya çıkarmak için daha bilmediğimiz şeylerin keşfine çıkmamız gerekiyor. Dolayısıyla “İlham perisinin gelmesi” deyimini, “ilham perisini yakalamak” gerçeğiyle değiştirmelisiniz. İlgilendiğiniz alandan başlayarak her gün takip edeceğiniz içerik sayfalarını derleyin, okuyun araştırın ve “yaratıcı beyninize” malzeme sağlayın. Devam ettirdikçe -tercihen günlük- okuduğunuz haberler arasında bile bağlantı kurmaya başladığınızı fark edeceksiniz.
  4. İlginizi yönlendirmek yaratıcılıkta atacağınız en zor adımlardan olabilir. Bunun için aklınızı kurcalayan soruları ve problemleri seçin. Beyninizde onları fosforlu kalemle çizdiğinizi ve dosyaladığınızı hayal edin. Böylece gün içerisinde ilgili kelimeleri yakalayarak aklınızdaki soru işaretleriyle ilişki kurabilirsiniz. Bilgi ve materyal karmaşası olan dünyada doğru soruyu yöneltmek hazine kutusunun anahtarı gibidir.
  5. Harici değil dahili, içsel bakış açısı edinin. Bir yere çıktığınız zaman başkalarının hakkınızda ne düşündüğü ile değil gözlem odaklı ilerleyin. Parkta yürürken saçlarınızın uçuşması ve bozulan modelinize insanların muhtemel vereceği tepkileri hesaplamak yerine gözleminizde farklı insan gruplarına odaklanın. Çocuklar, sağlık sorunu olan yetişkinler, göz ardı edilmiş zorluklar… Özellikle farklı insan gruplarına dikkatinizi yöneltmek sizi defterinize not alacağınız yeni problem sorularına götürebilir.

  1. Yarının bugün imkânsız olan fikirlerden oluştuğunun farkında olun. Her ne kadar iddialı olsa da -önceki maddelerin yardımıyla- yaratıcı aklınız sıradan fikirlerin dışına çıkmaya başlayacak. Yaşadığınız yerin sınırları dışına çıkmaya başlayacaksınız, global bakış açısından bakmayı öğrenin. Fikirlerinizi ilerletebilecek örneklere yönelin ve literatürünüzü genişletin.
  2. Farklı bakış açısıyla eserinize başkalarının gözünden bakmayı karıştırmayın. Üretiminiz sürecinde eseri son haline getirebilecek tek kişi sizsiniz. Devam ederken kafanızdaki eleştirilerin sizin değil, toplumdaki kalıplar olduğunun farkına varın ve sizle var olan dünyanızda özgürlüğünüzün keyfini çıkarın.